“Tam kadro sahadayız. AK Parti kadroları olarak her kapıya gidip gönül alacağız. Cumhuriyet tarihimize, ülkemize en çok yatırım ve eser kazandıran bir partiye başka türlüsü de yakışmaz.

AK Parti’de ‘eski’ diye bir kavrama yer yoktur. Bağlılığını muhafaza eden herkes ezeli ve ebedi AK Partilidir. Asıl olan bu şuurla tüm insanlığa hizmet etmek ve kalplerde kalıcı yer edinmektir. Cumhuriyet tarihinin milletimizden en çok teveccüh gören, her alanda eşsiz hizmetler veren bir partiye de başka türlüsü yakışmaz. Göreveler, makamlar, unvanlar gelip geçici. Asıl olan bu şuurla hizmet etmek. Kalplerde kalıcı yer edinmektir.
Biz milletimiz ile gönül bağını güçlendirmeye çalıştıkça birileri nifak çıkarma peşinde koştu. Bazıları ideolojik saplantılardan kaynaklanıyor. Kendileri de bunu anladı ama hata yaptık demediler. Ülkeyi sömürenlerin soygun çarklarını bozmamızdan kaynaklanıyordu. 23 yıl boyunca en büyük tepkiyi bunlardan gördük. Kimi zaman Gazi Mustafa Kemal’i kimi zaman batıyı kimi zaman köken ve mezhep istismar eden bu yağmacıların kuyruk acısı hala dinmedi. Türkiye’ye düşmanlık besleyenler bunları tepe tepe kullandı. Beşinci kol faaliyetlerinin bu kadar yaygın kullanılmasının sebeplerden biri kendi çıkarını önde tutan köksüzlerin sayıca fazla olmasıdır. Bu ülkeye ne sağladıysak bunların ihanetine rağmen başardık. Dimdik ayakta geçirdik ama kaos planı olanları da ,FETÖ ihanetine piyonluk yapıp tanklarına alkış tutanları da asla unutmadık.

Başları her sıkıştığında ülkemize uluslararası müdahale çağrısında bulunanları, siyasi mücadele ile beceremediklerini ekonomiyi çökerterek elde etme hesabı yapanları, sosyal farklılıklar üzerinden milleti birbirine düşürmeye çalışanları, deprem felaketini dahi hezeyanlarına alet etmeye kalkanları, ülkeyi ve milleti ateşe atacak kadar gözü dönmüşleri asla unutmadık, unutmuyoruz. Hem milletimiz hem devletimiz bunların hepsini, gerektiğinde hesabı tek tek sorulmak üzere belleğine kaydetmiştir. Bundan sonra da Türkiye ekonomisine her türlü sabotajın hesabı yargı önünde sorulacaktır. Milletin kardeşliğine pusu kuranlar adalete hesap verecektir. Bunun adı kör düşmanlık, rövanşizm değil, milli iradenin refleksi, devlet olmanın gereğidir. Elbette siyasetçi olarak herkes gibi insanların da değişeceğini kabul ediyoruz. Kuzu postuna bürünmüş sırtlanları, fitnecileri, yanımızda dolaşan riyakarları da çok ama çok iyi biliyoruz.

İstanbul’un büyükşehir ve bazı ilçe belediyeleri ile yolsuzluk, hırsızlık konusunda yamyamlığın kitabını yazdığı anlaşılıyor. Usulsüz diploma ile başladı ve rüşvet çarkıyla devam etti. Yamyamlığın kitabını yazdılar. Heybedeki büyük turplar daha dökülmedi. Heybedeki büyük turplar ortaya saçıldığı zaman bunların bırakın milleti kendi yakınlarının dahi yüzlerine bakacak yüzleri kalmayacak.
CHP yönetimi insanları sokağa dökerek kaos çıkarmaya, skandalı örtbas etme çabasına girdi. Çalana değil yakalayana kızıyorlar. Yolsuzluk bilgi ve belgesini getirenler bizzat CHP’lilerdir. Yolsuzluk ve rüşvet parasının tanziminden anlaşmazlık çıkınca birileri gidip yargıya olup biteni anlatmıştır. Suçu işleyen de duyuran da CHP’li.
Seviyeyi ne kadar düşürürseniz düşürün boşuna. Yolsuzluk çarkı deşifre olmuştur. Çamur atmayı bırakın. Ağrı bozuk müptezellerle sokakları terörize etmekten vazgeçin. Olduğunuz çukura halkımızı çekmeye çalışmayın. “
Karşımızdaki tablo tam olarak şudur. Yolsuzluğu yapan, paraşütle diploma alan CHP’dir. Soruşturma balayınca itiraf sırasına giren, soruşturma derinleştikçe savcılığa bilgi yağdıran CHP’dir. Kurultayda şaibe var diyerek mahkemeye başvuran CHP’dir. Yapılan hırsızlıkları kanal kanal dolaşıp anlatan CHP’dir ama suçlu AK Parti’dir.
Partiniz içindeki ihbarcılık yarışına niçin bizi karıştırıyorsunuz. Soyguncular ve suç ortakları birbirine girmiş, gidip yargıya itiraf etmişlerdir. Yalan söyledikleri biliyoruz. Yalan söylediklerini bildiklerimizi biliyorlar ama hala utanmadan milletin karşısında tiyatro oynuyorlar.
Medya gruplarını şikayet ediyor. Bizi dünyaya şikayet ediyor. Hazine ve Maliye Bakanımı şikayet ediyor. Sen kimsin? Her şeyden önce senin gramın ne. Nasıl olur da Hazine ve Maliye Bakanımı şikayet etmeye kalkarsın. Hepsinden öte bu marjinal grupları Şehzadebaşı’na toparlayıp orada caminin yanındaki kabristanı adeta yerle bir ediyorlar. Ey Özgür Özel… Herhalde senin de bir gün kabrini bu şekilde hazırlayacaklar, birileri gelip ya kazar ya yıkar. Bu nasıl iştir? Bu kabristanları yıkmanın kime ne faydası var? Bunu hangi akılla nasıl yapıyorsunuz.
Hepsi tarih, hepsi eser olarak muhteşem eserler. Bu eserleri bu edep yoksunu namussuzlar gelip yıkıyorlar. Bunlara eyvallah etmek mümkün değil. Burada tarih yatıyor. Tarihi eserleri bu şekilde yıkmaya yeltenmek yenilir yutulur bir iş değil. Şu anda biz yargımızla da bu işin üzerine gidiyoruz. Ve bu eylemlere katılanlara da tespitini yapmak suretiyle bu yüzü maskeli olan teröristleri tespit edip onların da üzerine gideceğiz.
Kusura bakmayın pazartesi akşamı yaşanan namussuzluğu zehirli dilinizle siz hazırladınız. Millete hakaret edenleri sırf AK Parti karşıtı diye siz hazırladınız. Bugünkü kötülüğü siz sıradan hale getirdiniz. Bu kötülüğü yıllarca siz yaygınlaştırdınız.
Özellikle son bir haftada sarf ettiği sözleriyle şuan oturduğu makama yetemediğini çok net ortaya koymuştur. Bugün söylediğini yarın inkar eden, belediye başkanlarından sürekli ayar yiyen bir Genel Başkanla karşı karşıyayız. Freni boşalmış kamyon gibi yokuş aşağı sürükleniyor.
Türkiye’yi uluslararası basına şikayet etmek bir CHP geleneğidir. Ülkenizi yabancılara şikayet etmekten hiç mi utanmıyorsunuz. Böyle şuursuzca konuşan bir siyasetçiden bıraktım ülkesini, partisine bir hayır gelir mi?
Bu rüşvet çarkının içinde kimlerin olduğu yakında ortaya çıkacaktır. İstanbul’daki ahtapotun kollarının nereye uzandığını tespit edeceğiz.