Galip ama tatsız

Galip ama tatsız

Ali Murat Hamarat

Seyrantepe’de Çarşamba mesaisi… Bir tarafta üçüncü sıradaki Galatasaray, diğer yanda düşme korkusu yaşamak istemeyen Konyaspor… Nefesler tutulmuş, Cüneyt Çakır’ın ilk düdüğü bekleniyor. Tabii tüm dünya PSG ile Manchester City’nin Şampiyonlar Ligi yarı finalindeki randevusunu bekliyor. Federasyonun Beşiktaş ve sarı-kırmızılıları aynı anda oynatması mı daha büyük garabet yoksa bu karşılaşmaların devler arenasındaki randevuyla kesişmesi mi… Herkes bir yere gidiyor; biz tam tersine ya neyse…

Koronavirüs yüzünden oynamayan futbolcuların yokluğunda Fatih Terim, Etebo’yla başlıyor. Deneyimli hoca Taylan’ı yine kenarda tutuyor. Son maçlarda göze giren Halil’in formayı almış olması taraftarı heyecanlandırıyor. Genç oyuncuyla Mustafa Muhammed’in uyumu özellikle merak ediledursun, Kerem yine ilk 11’de dikkat çekiyor.

Düşme hattının beş puan, altı basamak üstünde yer alan deplasman ekibi, bu zorlu virajdan mutlu dönmeyi hedefliyor. Kendi sahasında galibiyeti unutan Aslan karşısında alınacak puan, onları rahatlatacağa benziyor. Skubic’le Abdülkerim’in yokluğunda yeşil-beyazlılarda gözler Shengelia’yla Galatasaray’dan kiralanan Sekidika’da olacak. Deneyimli golcü Kravets, bakalım rakip savunmayı zorlayabilecek mi?

Santrayla birlikte Konyaspor sahasına yerleşen ev sahibi ilk bölümde üretmekte zorlanıyordu. Oyunu daha geride kabul eden deplasman ekibi kontra kovalıyordu. Dakikalar ilerledikçe oyun iyice sıkışıyordu. Halil-Mustafa Muhammed ikilisiyle başlayıp bir de Etebo’yu koyunca Galatasaray’ın yaratıcılığı hakikaten içler acısıydı. Yeşil-beyazlılar derseniz, onlar da bir türlü doğru çıkamıyordu. Kalitenin vasata bile yaklaşamadığı maçta ilk isabetli şut Gedson’un ayağından geldiğinde dakikalar 45’i gösteriyordu.

İkinci devreye üç değişiklikle başladı Terim. Emre Akbaba-Babel ve Taylan’ı oyuna sokan hoca, Mustafa Muhammed-Etebo ve Emre Kılınç’ı çıkarmıştı. Gedson’un Şener’i kaçırdığı muhteşem pas, gözlerimizin pasını siliyordu. Şener’in kötü kontrolüyse oyunun kalitesine yakışmıştı.

79’da Guilherme’nin yolladığı topa birisi dokunsa, tabela değişecekti. 87’de Galatasaray öndeydi. Ev sahibinin tek silahı olan Babel’in sert şutlarından birini Sehiç sektirmiş, Emre Akbaba ağları bulmuştu. 90’da Ömer’in sert şutu Sehiç’in müdahalesiyle direkten kornere çıkıyor; maçta da başka pozisyon olmuyordu.

Galatasaray çok kötü oynadığı mücadelede üç puanı aldı. Terim sanki benzer hamlelerle iyi sonuç almayı hedefliyor. Fakat takımın performansı bir türlü yükselemiyor. Baskılı gözüktükleri devrede takımın tek umudunun Babel’in uzaktan çektiği şutlar olması çok düşündürücü olsa gerek. Konyaspor’a gelince… Yaptıkları savunma iyiydi de onlar da ofansif olarak döküldüler. Şampiyonlar Ligi akşamında bu kalite futbol meftunlarını üzmüştür. Tek kelimeyle yazık…

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir