Öğrenciler ertelenen ve iptal olan sınavlar sonrası rehavete kapılmamalı

Öğrenciler ertelenen ve iptal olan sınavlar sonrası rehavete kapılmamalı

Koronavirüs salgını dolayısıyla okullar uzaktan eğitime geçmişti fakat sınavların yüz yüze yapılması planlanıyordu. Vaka sayılarının artması ile birlikte salgınla mücadele kapsamında bu karar geçen günlerde Milli Eğitim Bakanlığınca değiştirildi. İlkokul ve ortaokullardaki sınavlar iptal edilerek birinci dönem notları ders etkinliklerine katılım durumuna göre verilirken, lise öğrencilerinin de sınavları 15 Şubata ertelendi. Öğrencilerin sınavlarda yapılan değişiklikler sonucunda rehavete kapılmamalarını, aksine bu süreçleri çok daha iyi değerlendirmelerini gerektiğini söyleyen Gökkuşağı Koleji Genel Müdürü Mesut Döner süreçle alakalı olarak önemli tavsiyelerde bulundu. Mesut Döner ayrıca uzaktan eğitim sürecinin öğrencilerin başarı durumunu etkileyip etkilemediğine dair yorumlara da, “Bence değişen çok bir şey çok olmadı. Dezavantajlı durumlara sahip olan öğrenciler dışında, pandemiden önce öğrencilerin durumu nasılsa yine aynı. Başarılı öğrenci yine başarılı, başarısız öğrenci yine başarısız” dedi.

3 haftalık dönemi avantaja çevirip sistematik çalışmalılar

Mesut Döner öncelikli olarak uzaktan eğitim sürecinde ertelenen ya da iptal olan sınavlar dolayısıyla öğrencilerin açıklarını kapatmak adına daha sistematik çalışmaları gerektiğini özellikle 8. ve 12 sınıf öğrencilerinin ilerdeki eğitim hayatları için çok önemli olduğunu dile getirerek sözlerine şu şekilde devam etti;
“Normalde planlanan online eğitim dönüşünde, 4 -22 Ocak arasında öğrencilerin sınavlarının yapılması ve ilk dönemin bitirilmesi planlanmıştı. Yaşanan süreç ve vaka sayılarının artması bu kararın değişmesine sebep oldu. Lise öğrencilerinin sınavları ikinci dönem dediğimiz 15 Şubata ertelendi. İlkokul ve ortaokul öğrencilerin sınavları da tamamen iptal edildi. Fakat ilkokul ve ortaokulların ilk dönemki değerlendirmeleri derse katılımları ve ders içi etkinliklerle belirlenecek. Çocukların bir kısmı uzaktan eğitim sürecinde bazı dezavantajlara sahip ya da kişisel olarak zorlanıyor. Bazı öğrenciler ‘Ben online eğitimde bir şey anlamıyorum katılmadım’ diyor ama şimdi katılmaması bir problem haline gelecektir. Burada önemli olan ilkokul ve ortaokuldaki öğrencilerin o derslere ve etkinliklere katılımı olacak. Lise öğrencileri de ikinci dönem ilk iki hafta içerisinde birinci dönemin konularından sınava tabi tutulacaklar.”

“Erteleme kavramını duyunca çocuklar maalesef rehavete kapılarak gevşeyebiliyor. Aslında bunu bir fırsat olarak görmeleri gerekiyor şuanda çünkü zaman kazandılar. Nisan ayındaki bir haftalık tatil sömestre ile birleştirildi ve tatil üç haftaya çıktı. Bu üç hafta onlar için bir kazanç ve konular üst üste biniyor. İlk dönemin konularından sorumlu oldukları için üç haftalık kazanç olan bu dönemi rehavetle değil sistemli bir şekilde götürmeleri lazım. Eğer tatil ya da ‘ben bir değerlendirmeye tabi tutulmayacağım’ diye düşünürlerse yanılırlar ki bu hem ortaokul hem de lise öğrencilerini etkileyecek bir süreç. Çünkü ortaokul öğrencileri sınav olmayacak ancak alacakları puanlar yarın liseye giriş sınavında lise öğrencilerinin de yarın üniversiteye giriş sınavlarında etkili olacak. Mevcut durumda alacağı notlar üniversiteye girişini etkileyecek, ortaokul öğrencileri için de alınan notlar liseye girişini etkileyecek. Bu yüzden bunları düşünerek rahat davranmamalı, konuların devam edeceği düşünülmeli ve 3 haftalık zaman diliminde ilk dönemin konuları tekrar edilmeli. Vaka sayıları alınan tedbirlerle inmeye başladı, önümüzde 1-1,5 buçuk ay daha süre var. Tahminimiz yüz yüze eğitime 15 Şubat itibarı ile en kötü ihtimal kademeli olarak yine başlanacaktır.”

Uzaktan eğitim öğrencilerin başarılarını etkilemedi

Uzaktan eğitim ile birlikte öğrencilerin yüz yüze eğitimdeki kadar başarılı olup olmadığı konusunda da görüşlerini dile getiren Döner, dezavantajlı durumlara sahip olan öğrenciler dışındaki öğrencilerin başarısında çok da bir değişiklik olmadığını söyledi. Döner, “Pandemiden önce de eğitim hizmetine ulaşım kriterleri herkes için aynı değildi, bu sübjektiflik o dönemde de vardı. Burada öğrencinin bireysel karakteri, ailenin duruşu önemli hale geliyor. Düzenli çalışma alışkanlığı ve ailenin düzenli takibi şart. Pandemiden önce veli, ‘benim çocuğum odasına kapanıyor ben ders çalışıp çalışmadığını bilmiyorum’ diyordu şimdide aynı veli, ‘çocuk bilgisayar başında ben ne yaptığını bilmiyorum’ diyor. Uzaktan eğitim sürecinde dezavantajlı grupları istisna tutarsak eğer, yani internet, tablet, bilgisayar ya da ekonomik sıkıntıları olanlar hariç, diğer öğrencilerin pandemi öncesi ve sonrasında çok büyük bir farkı yok. Tabi ki bazen kaosa ya da dezavantajlı gruplara odaklanabiliyoruz. Fakat sonuç olarak sınıftaki öğrenciler aynı hocadan ders dinliyor ve aynı sınıfta okuyorlardı ama o sınıftaki öğrencilerin bir kısmı sınavlarında çok başarılı olabiliyorken, bir kısmı çok başarısız oluyordu. Şuan pandemi döneminde mutlaka uzaktan eğitimden verim alamayan, dijital ortamı sevmeyen ya da online eğitime erişimi sıkıntılı olan çocuklar olabilir ve evet bu bir grubu etkiliyor ama genel anlamda değerlendirdiğimizde çok fazla kaotik ve dezavantaj bir durum olduğunu düşünmüyorum” şeklinde konuştu.

“Süreç mutlaka kopmadan sağlıklı bir şekilde izlenilmeli”

Son olarak 8. ve 12. sınıf öğrencilerine tekrardan daha dikkatli davranmaları gerektiğini de hatırlatan Döner, “Esas olan gerçekten doğru, verimli, düzenli çalışabilmeleri. Özellikle 8. ve 12. sınıf öğrencilerinin ve ailelerinin hassasiyetle davranması lazım. Okullarda rehberlik birimleri, EBA’nın rehberlik videoları var ve bunların büyük bölümü ücretsiz. Süreç mutlaka kopmadan sağlıklı bir şekilde izlenilmeli. O yüzden bu üç haftalık tatili verimli geçirmek, sınava motive olmak, hem okuldan alacağı notun hem de yapacağı diğer çalışmaların yarın onu çok etkileyeceğini biliyor olması lazım” diyerek sözlerini tamamladı.

“Arkadaşlarınızla online çalışma grubu oluşturabilirsiniz”

Öğrencilere aralıklı çalışmaları hakkında tavsiyelerde bulunan Gökkuşağı Koleji Yönetim Kurulu Başkanı Abdülkadir Gayretli ise, “Çalışmalarınızda mutlaka ara verin. Ayrıca çalışmalarınızı sürekli hale getirin. Haftalık, aylık tekrarlarınızı ihmal etmeyin. Tekrar bilgilerin uzun süreli olarak zihnimizde yer almasını sağlayacaktır” ifadelerini kullandı.

Abdülkadir Gayretli konuşmasını şöyle sonlandırdı:

“Pandemi sebebiyle görüşemiyor olabilir ama arkadaşlarınızla online bir çalışma grubu oluşturabilirsiniz. Okuduğunuz kitabı tartışabilir ve çözemediğiniz bir soruyu çözebilirsiniz.”

Author:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir